Eylül !
Kalbim…
Adının ezgisiyle başladığım
sabahlar toplanıp sislenmiş, karanlığa dönmüş yüzü sokakların…
Uyandım yağmurun öfkeli yüzü;
öyle ki yazmam gerekti bunu…
Sana içimin tozlu dünyasından
eski sıcak günlerin yaşam sevincini,
eski güzel günlerin sonsuz umudunu,
bitmeyecek
gülüşlerini kahramanlarımın, hiç ölmeyen güzel
kahramanlarımın,
savaştan ve yoksulluktan ve özlemekten, o kırılası
hüzün yumağından kurtulabilmiş özgür insanlarımın gülüşlerini…Nasıl anlatmalı şimdi sana
sevgimi… Ellerinden tutamam ya..!
Unutulmuş şiirlerin rüzgarda
martı kanatlarına çarptığını biliyorum artık sevgilim,
bir zamanlar
dudaklarımın dolaştığı yanaklarından gözyaşlarının nasıl süzüldüğünü,
şimdi
delirircesine özlediğini,
o gürültülü
insan yığını içinde nasıl çaresiz kaldığını her seferinde
ürperişlerin içini nasıl titrettiğini nicedir daha bir umursamaz bir o kadar da korku dolu olduğunu biliyorum sevgilim,
ürperişlerin içini nasıl titrettiğini nicedir daha bir umursamaz bir o kadar da korku dolu olduğunu biliyorum sevgilim,
kurtulamadığını biliyorum...
Dualarının sıcaklığı sarıyor
artık sancıyan gecelerimi,
yüzünü unutmaktan korkuyorum!
yüzünü unutmaktan korkuyorum!